
Genellikle mahkeme denildiğinde, Uluslararası Adalet Divanı veya Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi yargı yetkisine sahip uluslararası mahkemeler akla gelir. Ancak bahsedilen, tamamen farklı bir kurgudur; “The Court of the Citizens of the World (CCW)” adlı kuruluş, uluslararası hukuka dayanmayan, gerçek anlamda bir mahkeme değildir.
CCW’nin amacı, küresel farkındalığı artırmak ve ağır insan hakları ihlallerini sergileyerek uluslararası bir ceza mahkemesi örneği yaratmaktır. Ancak bu duruşmalar tamamen tiyatrovari bir şekilde gerçekleşmektedir. Sözde yargılamalar sırasında kaydedilen görüntülerden belgesel çekileceği açıkça belirtilmektedir.
CCW, liderlerden hesap soramayan yasal mahkemelerin aksine, kendi iddialarına göre hesap sormaktadır. Ancak bu hesap sorma sürecinin tamamen kurgusal olduğu ortadadır. Sözde duruşmalar sırasında, sözde mağdurlar ifade verirken ve sözde avukatlar savunma yaparken kaydedilen görüntüler, belgesel için kullanılmaktadır.
- Barış İçin Sinema Vakfı, duruşmalarla ilgili belgeselin yapımını üstlenmektedir.
- CCW, Rusya ve Çin gibi ülkeleri yargıladığını iddia etmektedir.
- CCW’nin kurucuları arasında Barış için Sinema Vakfı, Ukrayna Sivil Özgürlükler Merkezi’nden bir insan hakları avukatı ve Nürnberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi’nin savcılarından biri bulunmaktadır.
CCW’nin asıl amacı, belgesel çekmek ve bu belgesel aracılığıyla kurgusal bir adalet anlayışı oluşturmaktır. Gerçek mahkemelerin yerini almayan CCW, adil ve önyargısız olduğunu iddia etse de, asıl amacının propaganda amaçlı olduğu açıktır.
Barış için Sinema Vakfı’nın kurucusu olan Alman yazar Jaka Bizilj, tartışmalı bir isimdir ve çeşitli siyasi bağlantılara sahiptir. Vakıf, ödül törenlerinde çeşitli figürleri ödüllendirmekte ve etkinlikler düzenlemektedir.
CCW ve Barış için Sinema Vakfı’nın ilişkisi, çeşitli siyasi ve ideolojik bağlantıları da beraberinde getirmektedir. Bu kuruluşların faaliyetleri ve ödül törenleri, geniş kitlelere ulaşarak farklı tartışmalara neden olmaktadır.
