Yeni Eğitim Öğretim Yılı ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli

Yeni Eğitim Öğretim Yılı Başladı

Yeni eğitim öğretim yılı, birçok sorunla birlikte dün itibarıyla başladı. Derinleşen yoksulluk ve sürekli artan fiyatlar, velilerin kafasında birçok soru işareti bırakırken, bu yıl Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli isimli yeni eğitim programı, 1., 5. ve 9. sınıflarda ilk kez uygulanacak. Bu yeni izlence, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerinin seyreltildiği, laik ve bilimsel eğitimin zayıflatıldığı bir içerik ile dolu. Ayrıca, içinde AKP’nin seçim vaatlerine ve propagandalarına yer verilen bu izlencenin, eğitimcilerin görüşleri dikkate alınmadan hazırlandığı ifade ediliyor. Milli Eğitim Bakanı (MEB) Yusuf Tekin ise, eleştirilere kulak tıkadığını belirterek, yeni izlenceden sürekli olarak övgüyle bahsediyor.

‘Akademi’ Müdahalesi

39 maddeden oluşan ve 22’si TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Öğretmenlik Mesleği Yasası, eğitim fakültelerinin işlevini yitirmesine yol açacak olan Milli Eğitim Akademisi’nin kurulmasını öngörüyor. Eğitimciler, bu durumu “siyasi iktidarın kendi ideolojisine yönelik öğretmen yetiştirme projesi” olarak değerlendiriyor. Yeni akademilerde, öğretmenler KPSS sonuçlarına göre alınacak ve burada “öğretmenlik mesleğine hazırlık eğitimi” verilecek. Eğitim programı dört dönemden oluşacak ve her bir dönem 10 ila 14 hafta sürecek. Bu süreçte öğretmen adaylarına yaklaşık 23 bin TL gibi bir ödeme yapılması planlanıyor. Eğitimciler, akademinin “eğitim fakültelerini yok sayan” bir uygulama olduğunu vurguluyor.

Can Alan MESEM’ler

Öğrencilerin, sermaye sahipleri için ucuz iş gücü olarak kullanıldığını belirten eleştiriler artarken, çocuk işçi cinayetlerine göz yumulduğu da ifade ediliyor. Yeni dönemde, bir yılda 12 çocuğun yaşamını yitirdiği Mesleki Eğitim Merkezleri’ne (MESEM) 9. sınıfta sınıf tekrarına kalan öğrencilerin yönlendirilmesi planlanıyor. Ayrıca, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin bünyesinde oluşturulacak ortaokullarla daha küçük yaşlardaki çocukların ucuz iş gücü olarak çalıştırılması hedefleniyor. ÇEDES gibi projelerle eğitimin dinselleştirilmesi çabalarının devam edeceği öngörülüyor.

‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ Zorunlulukmuş

Bakan Yusuf Tekin, Arjantin İlkokulu’nda düzenlenen bir törene katıldı ve burada yeni eğitim öğretim yılının ilk dersini izledi. Bu açılış dersinin tüm kademelerde “Çanakkale’den Gazze’ye bağımsızlık ruhu ve vatan sevgisi” temasıyla hazırlandığı belirtildi.

‘Bağış İsteğe Bağlı’

Deprem bölgesindeki ve taşıma yoluyla eğitimine erişim kapsamındaki öğrencilere yemek uygulamasına devam edeceklerini belirten Tekin, okullardaki “bağış” uygulaması hakkında ise, “Kural belli ve merkezi bir yerleştirme var. Okul müdürü hangi gerekçeyle kimden kayıt ücreti isteyebilir?” şeklinde açıklamalarda bulundu. Velilerin okula “bağış” yapmasının isteğe bağlı olduğunu savunan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında hazırlanan yeni izlence çalışmalarına dair şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, neredeyse dünyanın her yerinde kabul gören beceri temelli eğitime geçiş açısından bizim için bir zorunluluktu. Ders kitaplarımız, bu modele uygun olarak hazırlandı.”

‘Gidişat Kötüye’

Yeni eğitim yılıyla ilgili CHP’den yapılan açıklamada, laik ve bilimsel eğitimden giderek uzaklaşıldığı, liyakatsiz kadrolaşmanın yanı sıra protokol ve özel teşviklerle dini tarikatlarla ilişkili vakıf ve derneklerin eğitimin paydaşı haline getirildiği ifade edildi. Açıklamada, “Tüm kademelerde, tüm paydaşlar için eğitimin her geçen gün daha kötüye gittiği” vurgusu yapıldı.

‘Piyasa Anlayışı Terk Edilmeli’

Eğitimin yeni döneme “ağır yaralı” olarak girdiğini belirten Eğitim-İş, 2016’da eğitim bütçesinin genel bütçeden aldığı payın yüzde 13.3 olduğunu, 2025 yılı için bu oranın yüzde 10.8 olarak öngörüldüğünü belirtti. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin acı sonuçlarının görüleceği değerlendirmesinde bulunan Eğitim-İş, deprem bölgesindeki eğitime yönelik sorunların devam ettiğini vurguladı. Eğitim Sen raporunda ise “Piyasacı anlayış derhal terk edilmeli, kamusal eğitim anlayışı benimsenmelidir” ifadesi yer aldı. Raporda, “Eğitimin tüm kademelerinde öğrencilere en az bir öğün yemek ve temiz su verilmelidir. Eğitim bütçesi acilen artırılmalıdır.” denildi. Çocukların eğitim hakkından eşit şekilde yararlanamadığına dikkat çekilirken, “Çocuk yaşta evlendirmeyi engelleyen adımlar atılmamaktadır. Yoksul ailelerin çocukları, özellikle kız çocukları ve kırsalda yaşayan çocuklar açısından eğitime erişimde yaşanan sorunlar sürmektedir” uyarısı yapıldı.

Veli-Der üyeleri ise dün İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü Binası önünde basın açıklaması düzenleyerek, “İhtiyacı olan her çocuğa burs imkanı, ücretsiz servis uygulaması, kırsal bölgeler başta olmak üzere güvenli eğitim alanları oluşturulması ve her okula en az bir psikolojik danışman atanması” taleplerini dile getirdi.