Cem Kara, Çatalcalılara yalnızca biyolojik bir miras bırakmakla kalmamış, aynı zamanda derin bir manevi emanet de sunmuştur. 26 Ekim 2019 tarihinde bir düğün gecesi kulağıma fısıldanan o anlamlı cümle, “Benim emanetimi manevi oğlum Erhan Güzel geri alacak. Ve sizler, Nihal Altıngövde ve Senay Güncavar, kitabımı yazacaksınız…” şeklindeydi. Cem Kara’nın oğlu olarak gördüğü Erhan Güzel, Çatalca’nın siyasi arenalarında onun izinden gitmeye kararlı bir liderdi.
Erhan Güzel, manevi babası Cem Kara gibi belediye başkanlığı koltuğuna oturduğunda, yalnızca bir siyasi lider değil, aynı zamanda büyük bir mirasın da taşıyıcısı oldu. Cem Kara döneminde Başkan Yardımcılığı yapmış olan Erhan Güzel, pek çok güzel projeye imza atmış ve bu mirası geri alarak, sadece bir belediye başkanı olmakla kalmamış; aynı zamanda bir hikâyenin devamını yazma sorumluluğunu da üstlenmiştir. Onun liderliği, yalnızca yönetim becerileriyle değil, aynı zamanda manevi babasının değerlerini yaşatma çabasıyla da öne çıkmaktadır.
Erhan Güzel, daha ilk günlerden itibaren çalışmalara hızlı bir başlangıç yapmış ve Çatalcalıların takdirini kazanmayı başarmıştır. Cem Kara’nın hikâyesi ise sadece siyasetle sınırlı kalmamaktadır. Onun bir vasiyeti vardı; en büyük arzusu, yaşamının özünü ve Çatalca’nın ruhunu yansıtan bir kitabın yazılmasıydı. 26 Ekim 2019 tarihinde, CHP Çatalca Eski İlçe Başkanı Halil Gök’ün kızının düğününde, iki gazeteciye bu isteğini iletmiştir.
Gazeteci Nihal Altıngövde ve Senay Güncavar’ın kalemiyle hayat bulacak olan bu kitap, Çatalca’nın topraklarında filizlenen yaşamların derinliklerine inerek, bir dönemin hikâyesini anlatmayı amaçlamaktadır. Cem Kara’nın ilçenin her sokağında izleri vardır; gülümseyen yüzü, dostça selamıyla herkesin kalbinde taht kurmuştu. Ancak, ölümünden önce bu iki gazeteciye yaklaşarak, “Hikâyemi yazın. Çatalca’dan bir Cem Kara geçti…” demiştir.
Gazeteci Nihal Altıngövde ve Senay Güncavar’ın kaleme alacağı bu eser, yalnızca bir siyasi figürün portresini çizmekle kalmayacak, aynı zamanda Çatalca’nın zengin mirasını da gün yüzüne çıkaracaktır. Unutulmamalıdır ki; bazen miras yalnızca maddi değil, aynı zamanda manevi bir emanettir ve onu taşımak, büyük bir sorumluluk ve onur gerektirir.
