2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı ve Çocuk İşçiliği Eleştirileri

2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı ve Çocuk İşçiliği Eleştirileri - Merhaba İzmir
2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı ve Çocuk İşçiliği Eleştirileri - Merhaba İzmir

2024-2025 Eğitim Öğretim Yılına İlişkin Genelgeler

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler Genelgesi çerçevesinde, yeni eğitim öğretim döneminde mesleki ve teknik anadolu liseleri bünyesinde ortaokulların açılacağı duyuruldu. Eğitimciler, mesleki ortaokullarla birlikte çocuk işçi yaşının düşürüleceğini dile getiriyor.

Cumhuriyet gazetesine konuşan eğitimci Özgür Bozdoğan, bu uygulamanın çocuk işçiliğinin daha erken yaşlara teşvik edilmesi anlamına geldiğini belirtti. Yasa gereği 14 yaşını bitirmiş çocukların çalışabildiğini hatırlatan Bozdoğan, “Biz bu yaşın bile erken olduğunu belirtirken, şimdi bu durum ortaokula taşınıyor. Bakanlık, yapılan eleştirileri dikkate almadan, kendi belirlediği programları uygulamaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bozdoğan, “Bir taraftan çocuklar işçileştirilmeye devam edilecek, diğer taraftan eğitim ortamında tutucu maarif modeli hâkim olacak.” diyerek durumu eleştirdi.

Çocuk İşçiliğine Yasal Kılıf

Gazetemize konuşan bir diğer eğitimci Nurcan Korkmaz ise, bu kararı, “MEB’in uzun süredir yürüttüğü çocuk işçiliğine mesleki eğitim maskesi adı altında yasal bir kılıf hazırlama politikasının 12 yaşa kadar inmesi” olarak yorumladı. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine göre 15 yaş altı çocukların herhangi bir işte çalıştırılmalarının yasak olduğunu vurgulayan Korkmaz, “MEB, bu yasağı daha önce Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) adı altında çocuk işçi çalıştırarak yok sayıyordu; şimdi ortaokul düzeyinde çocukları işçileştirme yolunda adım atıyor.” dedi.

Korkmaz, “Çocuklar daha 12 yaşında psikolojik ve fiziki gelişimlerini tamamlamadan mesleki eğitim adı altında ucuz iş gücü olarak çalıştırılacaklar. Daha da kötüsü, bu yaş grubu hem sömürüye hem de istismara daha açık ve iş yerlerinde bu çocukları korumak için gerekli önlemler alınmıyor. Bu işçiler genellikle alt gelir grubuna mensup yoksul aile çocuklarından oluşuyor.” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Ailelerin ve Çocukların İhtiyaçları

Mesleki eğitimde aileler ya da çocukların gerçek ihtiyaçlarının yerine, sermaye ve patronların taleplerinin belirleyici hale geldiğini ifade eden Korkmaz, “Çocuklarımıza gittikçe dinselleşen ve piyasalaşan eğitim sistemi içinde cemaat ve tarikatlara mürid ya da sermayeye köle olmak dışında seçenek kalmıyor.” dedi.

Konuya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Eğitim Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı Mehmet Aydoğdu ise şu ifadeleri kullandı: “Çocuk işçi cinayetleri devam ederken, meslek liselerinin donanımlarını güçlendirelim demiyorlar; fakat çocuk işçi sayısını artırmak için her çabayı sergiliyorlar. Daha iki ay önce sınıf tekrarı yapan öğrencilere ‘Yeter ki MESEM’e geçin. Biz sizi sınıf atlatırız.’ dediler. Yeter ki, ücretsiz köle koşullarında çocuk işçi olsunlar.”