Mısır ile Türkiye Arasındaki Tarihi Ziyaret ve Anlaşmalar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Şubat’ta Mısır’ı ziyaret etmiş ve Kahire’de Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ile önemli bir görüşme gerçekleştirmiştir. Türk ve Arap basınında yalanlanmayan bilgilere göre, Sisi, Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantısı için 4 Eylül’de Ankara’ya gelmeyi planlamaktadır. 2013 yılında gerçekleştirdiği darbe ile Mısır’da iktidarı ele geçiren Sisi’nin Türkiye’ye yapacağı bu ziyaret, Ankara-Kahire ilişkilerinde “büyük düşmanlıktan büyük dostluğa” geçişin sembolü olma özelliği taşımaktadır.
Erdoğan ve Sisi, bu ziyarette ikili ilişkileri daha ileri bir seviyeye taşımak için çeşitli anlaşmalar imzalayacak ve başta Libya ile Gazze olmak üzere bölgesel konuları ele alacaklardır. Hedef, ticaret hacmini 5 yılda 15 milyar dolara çıkarmaktır. Ankara’da gerçekleştirilecek Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantıları, iki liderin eş başkanlığında yapılacaktır. Sisi’nin Ankara ziyareti, Erdoğan’ın şubat ayında Kahire’ye yaptığı ve tarafların tarihi olarak değerlendirdiği ziyaretin bir karşılığı olacaktır. Mısır Devlet Başkanı’nın beraberinde bakanlar ve üst düzey yetkililerden oluşan geniş bir heyetle Ankara’ya gelmesi beklenmektedir.
İlk kez toplanacak olan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi çerçevesinde ikili ekonomik ve ticari ilişkilerinin yanı sıra turizm, ulaştırma, enerji ve savunma sanayi gibi alanlarda işbirliğini geliştirmek adına çeşitli adımlar atılması ve belgelerin imzalanması öngörülmektedir. Ankara’da yapılacak toplantının en üst düzey hazırlıkları, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ağustos ayı başında Kahire’de Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile yaptığı görüşmeler sırasında gerçekleştirilmiştir. Taraflar, Türkiye-Mısır serbest ticaret anlaşmasının kapsamını genişletme ve Mersin-İskenderiye Ro-Ro seferlerinin yeniden başlatılması gibi konularda çalışmalar yürütmektedir.
2013’ten 2024’e Büyük Dönüşüm
Sisi’nin ziyareti, yalnızca içeriği itibarıyla değil, temsil ettiği sembolizm açısından da büyük bir öneme sahiptir. Gelecek yıl 100. yılını kutlayacak olan Türkiye-Mısır diplomatik ilişkileri, 2013’ten sonra en soğuk dönemini yaşamıştır. Sisi, Mısır’ın seçimle iş başına gelen ilk lideri Muhammed Mursi’yi 3 Temmuz 2013’te askeri darbe ile devirmiştir. O dönemde Türkiye, Sisi’nin darbesine en sert tepki veren ülkelerden biri olmuş ve bu tutumunu uzun bir süre sürdürmüştür.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sisi hakkında “katil” ve “darbeci” ifadelerini kullanmış ve bu liderle “asla tokalaşmayacağını” vurgulamıştır. Erdoğan, 2019 yılında yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri öncesinde yaptığı bir kampanya konuşmasında, “Pazar günü Sisi mi diyeceğiz, Binali Yıldırım mı diyeceğiz?” şeklindeki ifadelerle Mısır ile yaşanan diplomatik sorunu iç siyasette de kullanmıştır.
Erdoğan’ın Kahire ziyareti sırasında, Türkiye ile Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin iki ülke cumhurbaşkanlarının eş başkanlığında toplanacağına dair bir mutabakat ilan edilmiş ve ortak bir bildiri liderler tarafından imzalanmıştır. ‘Değerli Yalnızlık’tan Dönüş, Mısır’la Normalleşmeyi Getirdi Türkiye’nin Mısır ile yaşadığı sıkıntılı dönem, Türk dış politikasının o dönemdeki Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İbrahim Kalın’ın ifadesiyle “Değerli Yalnızlık” sürecine denk gelmiştir. Türkiye, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sorumlu tuttuğu Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra, olağanüstü hal nedeniyle eleştirilen ABD ve AB ile de o dönemde sorunlu ilişkiler yaşamıştır.
Ancak, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin 2018’den itibaren Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi izole etmeye yönelik politikalarında önemli ilerlemeler kaydetmesi, Libya’daki çatışmaya Türkiye’nin doğrudan müdahil olması ve diğer uluslararası gelişmeler, Ankara’nın başta İsrail ve Mısır olmak üzere sıkıntı yaşadığı tüm ülkelerle ilişkilerini normalleştirme arayışına yönelmesine neden olmuştur. Türkiye ile Mısır arasındaki normalleşme çabaları 2020’de başlamış ve tarafların karşılıklı olarak büyükelçi atadığı 2023 yılına kadar devam etmiştir. Erdoğan ve Sisi, ilk kez 20 Kasım 2022’de Katar’da düzenlenen Dünya Kupası’nın açılış töreninde bir araya gelmiş ve bu süreci devam ettirme kararı almışlardır.
Türkiye Artık ‘Darbe’ Demiyor
Türkiye-Mısır ilişkilerindeki bu büyük dönüşüm, Ankara’nın Temmuz 2013’teki gelişmeleri nasıl tanımladığını da değiştirmiştir. Dışişleri Bakanlığı’nın resmi web sitesinde, ilişkilerin soğuk seyrettiği yıllar boyunca 2013 yılında yaşananlar “darbe” olarak nitelendirilmiş ve bu olayın Türk-Mısır ilişkilerine olumsuz etkileri olduğu ifade edilmiştir. Ancak, ilişkilerin normalleşmeye karar verildiği 2019 yılından itibaren “darbe” ifadesi Dışişleri Bakanlığı’nın web sitesinden kaldırılmıştır. Sitede halen “3 Temmuz 2013’te Cumhurbaşkanı Mursi yönetimine son verilmesinin ardından iki ülke başkentlerinde diplomatik temsil 2023 Kasım ayından itibaren Maslahatgüzar düzeyinde yürütülmüştür” ifadeleri yer almaktadır.
Türkiye’nin Mısır ile normalleşme sürecinde, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de yaşayan Müslüman Kardeşler taraftarlarının Sisi karşıtı aktivite ve propagandalarına izin verilmemesi ve birçok kişinin ülkeden ayrılması, Ankara-Kahire ilişkilerinin düzeltilmesi çabaları açısından önemli adımlar arasında yer almıştır.
Yoğun Temas Dönemi
Uzun yıllar süren gerginliklerin ardından Türkiye ve Mısır, özellikle son dönemde yoğun bir ikili trafik içine girmiştir. Bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri, 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremler olmuştur. Kahire yönetimi, Türkiye’ye insani yardım gönderen ülkeler arasında yer almış ve o dönemin Mısır Dışişleri Bakanı Semih Şükri, depremden etkilenen bölgeleri incelemek ve yardımları koordine etmek üzere Türkiye’ye gelmiştir.
Türkiye-Mısır diyaloğunu daha da pekiştiren bir diğer gelişme ise 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’de düzenlediği saldırılar sonrası patlak veren savaş olmuştur. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bu dönemde birkaç kez Kahire’yi ziyaret etmiş ve Mısır yönetiminin Gazze’ye insani yardımların ulaştırılması ve ateşkes sağlanması konusundaki çabalarını takdirle karşılamıştır.
Libya ve Doğu Akdeniz Sorunları da Masada
İlişkilerdeki toparlanmaya rağmen, Türkiye ve Mısır’ın başta Libya olmak üzere bazı bölgesel konularda hala farklı görüşlere sahip oldukları görülmektedir. Türkiye ve Mısır, Libya’daki iç savaşta karşıt taraflarda yer almışlardır ve bu durum ilkesel olarak hala geçerliliğini korumaktadır. Ancak Türkiye, Mısır’ın ve diğer bölge ülkelerinin desteklediği Bingazi yönetimi ile son dönemde temaslarını sıklaştırmış ve Bingazi’de kapalı olan Türkiye Başkonsolosluğu’nun yakında yeniden açılacağı mesajını vermiştir.
Taraflar, çatışmaların azaldığı Libya’da seçimlerin bir an önce yapılması için işbirliği yapma konusunda mutabık olduklarını ifade etmektedirler. Ancak Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığının sürüp sürmeyeceği ve 2019’da imzaladığı deniz yetki anlaşmasının durumu henüz netlik kazanmamıştır. Erdoğan ile Sisi’nin, başta İsrail-Hamas savaşı, gerginliğin bölgenin diğer alanlarına sıçrama riski, Somali ve Etiyopya arasında Türkiye’nin sürdürdüğü arabuluculuk ve Sudan’da yaşanan gerilim gibi konuları da ele alması beklenmektedir.
