1990-2000 yılları arasında Peru’yu yöneten Alberto Fujimori, görevi süresince birçok tartışmalı olaya imza atmış, yolsuzluk iddiaları nedeniyle görevinden ayrılmaya zorlanmıştı. Özellikle solcu gerillalara karşı uyguladığı sert politikalar, insan hakları ihlalleri iddialarını da beraberinde getirdi. Ancak Fujimori’nin destekçileri, onun gerillaların yönetimi ele geçirmeye yaklaştığı dönemde bu grupları etkisiz hale getirdiğini vurgulayarak liderliğini övmektedir.
Fujimori, 2000 yılında ülkesinden kaçtıktan sonra, yakalanıp sınır dışı edildi ve yargılandı. Hüküm giyerek hapse mahkûm oldu. Kızı Keiko Fujimori, sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklamada, eski başkanın “kanserle uzun bir mücadele verdikten sonra” hayatını kaybettiğini duyurdu. Fujimori’nin doktoru da, eski başkanın “dil kanserinden” vefat ettiğini doğruladı.
Eski başkan, yolsuzluk, görevi kötüye kullanma ve 1990’lı yılların başlarındaki ölüm mangalarının iki ayrı katliamının arkasındaki isim olmak gibi çeşitli suçlardan hüküm giymişti. Fujimori, 25 yıl hapis cezasının 15 yılını çektikten sonra, başkent Lima’daki Barbadillo hapishanesinden serbest bırakıldı. Kızının ölüm haberini duyurmasının ardından, Fujimori’nin destekçileri evinin önünde toplanmaya başladı.
Destekçileri, Fujimori’yi Peru’yu Maocu Aydınlık Yol (Sendero Luminoso) örgütünden kurtaran ve 1990’ların başındaki ekonomik krizin ardından ülkenin ekonomisini toparlayan bir lider olarak görmekte. Ancak, bu çatışmalar sırasında yaşanan binlerce masum insanın ölümü, Fujimori’yi acımasız ve otoriter bir lider olarak tanımlamaktadır.
Japon göçmeni bir ailenin çocuğu olan Fujimori, ülkesini demir bir yumrukla yönetmiş ve iktidarında keskin politika değişikliklerine imza atmıştır. Gerillaların isyanının zirveye çıktığı bir dönemde, 1990 yılında Peru’nun başkanı olarak göreve seçilmiştir.
Fujimori, geçen Aralık ayında kızı Keiko ile birlikte hapisten çıktı. İki yıl sonra, milletvekillerini ülkenin ihtiyaç duyduğu önlemleri engellemekle suçlayarak Kongre’yi kapatma kararı almıştır. Hükümeti, Aydınlık Yol örgütünü yenmeyi başarmış, ancak bu süreçte insan hakları ihlalleri açısından yüksek bir bedel ödemiştir. Hükümetin bu dönemde yaklaşık 69 bin kişiyi öldürdüğü tahmin edilmektedir.
Fujimori, daha sonra büyük ölçüde yoksul ve yerli toplulukları hedef alan insan hakları ihlalleri nedeniyle ceza almış, yolsuzluk iddialarıyla birlikte görevinden ayrılmasının ardından Japonya’ya sığınmıştır. Sonrasında Şili’de tutuklanmıştır.
Bugün, kızı Keiko Fujimori, ülkenin en büyük siyasi partisinin lideridir. Keiko Fujimori, son başkanlık seçimlerini az bir farkla kaybetmiş ve 2026’da yeniden seçime gireceğini duyurmuştur.
