İsrail’in Ateşkes Konusundaki Tutumu
İsrail devlet televizyonu KAN’ın haberine göre, İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen Katz, uluslararası alanda önemli bir adım atarak, aralarında Almanya, İngiltere, İtalya ve Kanada’nın da bulunduğu 25 ülkenin dışişleri bakanlarına bir mektup gönderdi. Katz, mektubunda şu ifadeleri kullandı: “İsrail, Lübnan’da ateşkesi kabul etmeyecektir. İsrail’in ateşkesi kabul etmesinin tek yolu Hizbullah’ı Litani’nin kuzeyine taşımak ve silahsızlandırmaktır.”
Katz, ayrıca “Sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Lübnan’a ilişkin tüm kararlarının tam olarak uygulanmasıyla ateşkesin sağlanabileceğini” belirtti ve ekledi: “Bu olmadığı sürece İsrail, vatandaşlarının güvenliğini ve kuzey sakinlerinin bölgelerine dönüşünü sağlamak için gerekli önlemleri almaya devam edecektir.”
Bakan Katz, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah’ın İsrail hava saldırısında öldürülmesini ise “Tel Aviv tarafından alınan en haklı ve önleyici tedbirlerden biri olarak” değerlendirdi. Bu bağlamda, İsrail ordusunun 8 Ekim 2023 tarihinden bu yana Hizbullah ile yürüttüğü çatışmaların yanı sıra, 17-18 Eylül tarihlerinde Hizbullah’ın kullandığı çağrı cihazları ve telsizlerine yönelik gerçekleştirdiği patlamalar dikkat çekti. 23 Eylül’de ise, Lübnan’ın güney kentleri ile Bekaa ve Baalbek bölgelerine yüzlerce hava saldırısı düzenlendi.
Lübnan makamlarının verilerine göre, 17 Eylül’de Hizbullah’a ait iletişim cihazlarının hedef alındığı saldırılardan bu yana, 104’ü çocuk, 194’ü kadın olmak üzere toplamda 1178 kişi İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, 27 Eylül’de İsrail ordusunun Beyrut’a düzenlediği hava saldırısında yaşamını yitirdi. Bu bombardımanlar sonucunda, Lübnan içinde yüz binlerce kişi yerinden oldu.
Ülkenin güney bölgelerinden başkent Beyrut’a ve kuzeye doğru büyük bir göç dalgası yaşanırken, Suriye’ye de on binlerce kişinin kaçtığı bildiriliyor. Hizbullah, bu duruma karşılık olarak İsrail’e roket ve füzelerle saldırılar düzenliyor. Ancak, İsrail tarafında bu saldırıların çoğunlukla ordu üslerini hedef alması nedeniyle büyük çapta bir hasar bildirimi yapılmadığı belirtiliyor.
