
İzmir Atlı Spor Kulübü’nün yaklaşan başkanlık seçimiyle ilgili olarak, uzun yıllardır antrenörlük, yönetim ve federasyon temsilciliği yapan Efe Mete Aydemir, adaylık kararını kulübün sportif, kurumsal ve toplumsal sorumluluklarını daha ileri taşımak amacıyla açıkladı. Aydemir, kulübün yalnızca bir spor alanı olmadığını, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı önemli bir kamu tesisi olduğuna işaret ederek bu yapının ulusal ve uluslararası standartlarda hizmet veren bir örnek spor kurumu haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Milli Takıma Yetiştirme Hedefi doğrultusunda kulübün temel amacını, tüm binicilik branşlarında milli takımlara daha çok sporcu kazandıran güçlü bir altyapı merkezi haline dönüştürmek olarak belirtti. Bu hedef doğrultusunda eğitim, tesisler, organizasyon ve sporcu gelişimi konularının uzun vadeli ve planlı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini söyledi. Aydemir, altyapıdan elit seviyeye uzanan sağlıklı bir gelişim modeli kurmanın önemine vurgu yaparak, sürdürülebilir bir sistemle milli takımlara daha fazla sporcu kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti.
Federasyon Deneyimiyle ilgili olarak Türkiye Binicilik Federasyonu Pony Kurulu Üyesi olan Aydemir, altyapı biniciliği, pony branşı, sporcu güvenliği ve uygulama standartlarının oluşturulmasına yönelik çalışmalarda yer aldığını belirtti. Federasyon düzeyindeki bu deneyimin, kulüp bünyesinde planlı ve uygulanabilir bir sportif yapı kurmaya katkı sağlayacağını söyledi. Altyapının sportif başarının temelini oluşturduğunu vurgulayan Aydemir, güçlü ve doğru planlanmış bir altyapı olmadan uzun vadeli başarının mümkün olmadığını ifade etti.

Ulusal Organizasyonlar ve 29 Ekim Kupası konusuna değinen Aydemir, kulübün geçmişte ulusal yarışlarla özdeşleştiğini hatırlatarak 29 Ekim Kupası yarışlarının yeniden kulübün takvimine kazandırılmasının hedeflendiğini belirtti. Bu tür organizasyonların kulübün sportif görünürlüğünü artırmasının yanı sıra genç sporcular için motivasyon kaynağı olduğunu ve İzmir’in binicilikteki konumunu güçlendirdiğini sözlerine ekledi.

Toplumsal Sorumluluk Projeleri kapsamında engelli bireyler, şehit ve gazi çocukları için kapsayıcı ve erişilebilir projelerin öncelikli olacağını dile getirdi. Engelli bireylerin binicilik sporuyla buluşmasını sağlayacak uygun alanlar ve özel programlar planlandığını belirtti. Ayrıca, şehit ve gazi çocuklarına ücretsiz binicilik eğitimi verilmesi ve maddi imkânı yetersiz yetenekli sporcular için özel sponsorluk modelleri geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Eğitim ve Kamu İş Birlikleri kapsamında kulübün yalnızca sporcu yetiştirmekle sınırlı kalmayıp, binicilik camiasına nitelikli antrenörler, seyisler ve yöneticiler kazandıran bir merkez haline gelmesini istediklerini belirtti. Üniversiteler ve kamu kurumlarıyla iş birliği içinde Spor Yöneticiliği Sertifika Programı gibi ortak projelerin destekleneceğini ifade eden Aydemir, geleceğin spor yöneticilerinin kulübe kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi.
Kamu Tesisi Sorumluluğu ve global standartlar çerçevesinde İzmir Atlı Spor Kulübü’nün Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait bir tesis olmasının beraberinde getirdiği sorumlulukları vurguladı. Tesisin uluslararası standartlarda hizmet vererek milli takımlara daha fazla sporcu kazandırmayı hedefleyen ve kamuya örnek olacak bir spor merkezi haline getirilmesi gerektiğini belirtti. Hedef, kulübü global ölçekte hizmet veren bir kamu spor merkezi konumuna taşımaktır.
Vizyon: Güvenli ve Katılımcı Yönetim başlığıyla öne çıkan kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir bir dönüşüm hedeflendiğini belirtti. Aydemir’in vizyonu kapsamında; kulüp tesislerinin Türkiye Binicilik Federasyonu ve uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmesi, sporcu, at ve ziyaretçi güvenliğini merkeze alan güvenlik sistemlerinin kurulması, engelli bireyler ve maddi imkânı sınırlı yetenekli sporcular için erişilebilir programların geliştirilmesi, şeffaf mali yönetim ve düzenli denetim mekanizmalarının uygulanması, üyelerle açık ve katılımcı iletişim kanallarının oluşturulması ve ulusal ile uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapacak güçlü bir organizasyon altyapısının kurulması bulunuyor. Aydemir, bu süreci bir seçim yarışından çok bir gelişim süreci olarak gördüğünü ve tüm paydaşları ortak akıl çerçevesinde hareket etmeye çağırdı. “Bu kulüp kişilere bağlı kalmadan, sistemi güçlü bir şekilde inşa ederse yeniden örnek bir spor merkezi haline gelir” sözleriyle hedeflerini özetledi.
