
Kuraklık alarm veriyor ve İzmir’in su yönetimi üzerinde derin bir baskı oluşturuyor. Kentteki toplantı, Bilim ve uygulamayı bir araya getirerek tarımsal sulama için mevcut durumun boyutlarını ve yapılacak adımları ele aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen günlük söyleşide, tarımın verimliliğini artırmak için kooperatiflerle iş birliğinin ne kadar hayati olduğunu vurguladılar. Alsancak’taki Tarihi Havagazı Fabrikası buluşması, yerel yöneticileri, bilim insanlarını ve çiftçiyi tek çatı altında topladı.

Toplantının açılışında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizinin teknik bir altyapı meselesinin ötesinde olduğuna dikkat çekti ve toplumsal dayanışmanın bu süreçte kilit rol oynayacağını ifade etti. Su yönetimi bugün İzmir’in en önemli gündemi olarak öne çıkıyor, çünkü kentteki toplam su tüketiminin yaklaşık %70’lik kısmının tarımsal sulamadan geldiği kaydedildi. Başkan Tugay, vahşi sulama yöntemlerini bırakıp kooperatiflerle güç birliği kurmanın bu krizi yönetmede vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Barajlardaki su seviyeleri kötüleşirken, kent içme suyunun büyük bir bölümünü karşılayan yer altı kaynaklarına yönelmek zorunda kalındı. Tahtalı ve Gördes barajlarındaki durumu işaret eden yetkililer, yüzeysel kaynakların tükenme noktasına yaklaşmasıyla birlikte yer altı su kaynaklarının öncelikli kullanıma alındığını açıkladı.
Kısa vadeli planlar arasında deniz suyu arıtma tesisleri ve bulut tohumlama gibi alternatifler bulunuyor. İlgili bakanlıklarla yürütülen görüşmeler, bu teknolojilerin tek başına çözüm sunmasa da süreci destekleyici araçlar olarak değerlendiriliyor. Bilim insanları, yağış rejimlerindeki düzensizliklerin geçici bir durum olmadığını, kalıcı bir değişimin göstergesi olduğuna işaret ediyor ve havza bazlı planlamanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna vurgu yapıyorlar. Bu çerçevede kooperatifler üzerinden yürütülen bilimsel izleme çalışmaları ile verimliliğin artırılması hedefleniyor.
Girişimlerin uygulanabilirliği açısından 289 kooperatife sağlanan gölet, sondaj ve ekipman desteklerinin artarak devam edeceği ifade edildi. Bütçenin şeffaf ve adil kullanımı, gerçek üreticiye ulaşmak için gösterilen hassasiyet ve kaynakların halka açık kullanımı, bu süreçte kilit meselelere dönüştü. İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan ise doluluk oranlarının tarihsel olarak en düşük seviyelerde olduğunu bildirirken, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesiyle tasarruf ve ek barajlar için umut verici bir yol haritası çizdi. Sondaj çalışmalarında saniyede 2 bin litre ilave su elde edildiğini söyleyen Erdoğan, iklim değişikliğinin etkilerine karşı sürdürülebilir çözümler üretmenin önemini vurguladı.
Gücünü bilimsel verilerden alan bu yaklaşımın temelinde sulama kooperatifleri ile yapılacak izleme ve yönetişim çalışmaları bulunuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, kent genelindeki 289 kooperatife verilen desteklerin artacağını belirtti ve bu desteğin çiftçinin yanında olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi. Bu süreçte kaynağın halka ait olduğu gerçeği, karar alma ve uygulanabilirlik süreçlerinde temel dayanak olarak korunacak.
