İzmir, genç opera sanatçılarını buluşturan büyük bir platforma ev sahipliği yaptı. Bu yıl 18’incisi düzenlenen Ulusal Genç Solist Yarışması, Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç yetenekleri, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde sahneye çıkarmanın gururunu yaşadı. Yarışmanın bu kadar önemli hale gelmesinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğü ve Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ile Rotary Bölge 2440’ın ortak çalışması büyük rol oynadı.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da yarışma, genç ve yetenekli opera sanatçılarını uluslararası arenasına hazırlarken, onları kariyer basamaklarında hızla ilerlemek için motive ediyor. Bu etkinlik, sadece bir yarışma değil; aynı zamanda gelecek vadeden sanatçıların profesyonel yaşama atılmadan önceki en önemli köprülerinden biri olmaya devam ediyor. Katılımcılar, performanslarını sergilerken hem teknik becerilerini gösteriyor hem de sahne hakimiyetleriyle jüriyi etkiliyor.

Türkiye’nin Çeşitli Bölgelerinden Gençler İzmir’de Buluştu
Yarışmaya başvurular, video kayıtlarıyla online olarak alınırken, toplamda 97 başvuru yapıldı. Bu yoğun ilgi, hem Türkiye’de opera ve klasik müzik tutkunlarının artan ilgisini hem de genç sanatçıların kendilerini göstermek için yarışmaya katılma istekliliğini gösteriyor. Ön elemede, yapılan detaylı değerlendirmeler sonucunda 61 genç yetenek, İzmir’e davet edildi. Bu süreçte, gençler sahnede performanslarını sergilemeden önce, uzman jüri üyeleri tarafından detaylı teknik ve sahne duruşu incelemelerine tabi tutuldu.
İzmir’e gelen genç sanatçılar, yaklaşık bir hafta boyunca finalize edilen performanslarını sundu. Günler süren bu maraton, özellikle hem teknik bilgi hem de sahne özgüveni açısından oldukça zorlayıcıydı. Bu sayede jüri, her bir sanatçının kişisel ve profesyonel gelişimini yakından izleme fırsatı elde etti ve en yetkin isimleri final aşamasına taşıdı. Final performansları, izlemeye gelen izleyicilere ve sanatseverlere unutulmaz anlar yaşattı.
Üniversite Öğrencileri ve Genç Profesyonellerin Yarışması
Yarışma, iki ana kategori altında yürütülüyor: “Üniversite” ve “Genç Profesyonel”. Bu yapı, farklı kariyer aşamalarında olan genç yeteneklerin kendi alanlarındaki gelişimlerini sergilemesine olanak tanıyor. Üniversite kategorisinde, konservatuvar öğrencileri ve henüz eğitimine yeni başlamış genç sanatçılar, sahnede kendilerini gösterme fırsatı yakaladı. Bu kategoride, muhteşem performanslarıyla öne çıkan isimler arasında Muhammed Gökberk birincilik ödülünü kazandı. İkinciliği Berkan Demir alırken, üçüncülük ise İdil Meryem Karakuzu’na gitti.
Genç Profesyonel kategorisinde ise, sahnede deneyimli ve kariyerlerine yön vermek isteyen sanatçılar yer aldı. Bu kategoride, en iyi performansı sergileyen Enes Aksu, büyük ödül olarak 85 bin TL’lik ödüle layık görüldü. Sıralama ise şu şekilde devam etti: Kemal Atakan Korkmaz ikinci, Selen Doğa Yeni Ekinci ise üçüncü oldu. Ayrıca, sahne yorumu ve sahne duruşu açısından öne çıkan sanatçılara da özel ödüller verildi. Özellikle, Necdet Aydın Sahne Yorumu Ödülü ile Kalle Kanttila’nın kurduğu Kalle Kanttila Müzik & Opera şirketinin katkılarıyla, gençlerin kariyeri yeni ufuklara açılmaya başladı.
Performanslar, Kariyer Basamaklarını Hızlıca Tırmanıyor
Yarışmanın sonunda, kazananlar yurt dışında eğitim veya projelerde yer alma fırsatı yakaladı. Bu, yarışmanın sadece ilk aşama değil, aynı zamanda genç sanatçılar için bir sıçrama tahtası olduğunu gösteriyor. Jüri üyeleri, özellikle sahne duruşu, özgüven ve müzikal anlatım gücü yüksek performanslara dikkat çekti. Bu sayede, yarışmalarından sonra bazı genç sanatçılar, yurtdışında çeşitli opera projelerine davet edildi ve uluslararası kariyer kapılarını araladı.
Ödül töreninde ise, genç sanatçıların yüzlerindeki mutluluk ve gurur gözlerden kaçmadı. Kazananlar, jüri ve sponsorların katılımıyla birlikte 2026 yılında düzenlenecek yeni yarışmanın hatırasını ölümsüzleştirmek amacıyla fotoğraf çektirdi. Bu anlar, gençlerin hayallerine ulaşma yolundaki azimlerini ve gençlik enerjilerini yansıtıyor.
Başarısızlıkla Sonuçlanan Performanslar İçin Yeni Bir Başlangıç
Yarışmanın önemli bir yönü de, finale kalamayan adaylar için gelişim fırsatları sunmasıdır. Jüri üyeleri, yarışma sonrası düzenlenen birebir geri bildirim seanslarında, genç sanatçılara sahne duruşu, repertuvar seçimi ve teknik beceriler konusunda detaylı önerilerde bulundu. Bu, her birinin kişisel gelişimini hızlandırması ve gelecek için sağlam adımlar atması açısından büyük bir şanstı. Bu sayede, yarışma platformu, sadece bir ödül töreni değil; aynı zamanda gençlere yol gösterici teklifler ve mentorluk sağlayan bir eğitim ortamına da dönüşmüş oldu.
Yüksek Ödüller ve Uluslararası Jüri Deneyimi
Yarışmadaki ödüller, genç sanatçıların maddi ve kariyer gelişimine büyük katkı sağladı. “Genç Profesyonel” kategorisinde birinciye 85, ikinciye 65, üçüncüye ise 45 bin TL ödül dağıtıldı. “Üniversite” kategorisinde ise ilk sıralardaki sanatçıların kazandığı ödüller, 45, 35 ve 25 bin TL arasında değişiyor. Ayrıca, farklı özel ödüller sayesinde, genç yetenekler farklı alanlarda da tanınırlık kazandı. Bu ödüller, onların uluslararası arenada fark edilmesine ve yeni projelerle işbirliği yapmasına imkan tanıdı.
Yarışmanın jürisi ise, dünya çapında tanınırlığı olan ve opera dünyasında saygınlığı yüksek isimlerden oluşuyor. İzmir Devlet Opera ve Balesi eski müdürü ve sanat yönetmeni Aytül Büyüksaraç, Glyndebourne, Kanada ve Chicago Operaları’ndan görev yapmış Brian Dickie, Bonn Tiyatrosu’nun Opera Direktörü Marcus Carl gibi isimler, gençlerin gelişimine katkıda bulunmak ve jüri kararlarını uluslararası kriterlere göre şekillendirmek adına bu önemli görevde yer aldı. Bu uzman kadro, yarışmanın standardını en üst seviyeye çıkardı ve katılımcıların performanslarını en iyi şekilde değerlendirdi.

İlk yorum yapan olun