Yeniden Sinematek Nisan’da Elhamra’da

Yeniden Sinematek Nisan'da Elhamra’da - Merhaba İzmir
Yeniden Sinematek Nisan'da Elhamra’da - Merhaba İzmir

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Nisan Sinema Programı Başlıyor: Tarih ve Hatıra Dolu Bir Yolculuk

Her yıl geleneksel hale gelen Yeniden Sinematek gösterimleri, bu Nisan ayında da sinemaseverleri derin bir düşünce ve duygu yolculuğuna çıkarıyor. Bu program, “Var Olmanın İzleri: Zaman ve Hatıra” temasıyla, bireysel ve toplumsal hafızanın izlerini sürerken, izleyicilere farklı sinema tarzlarını ve kültürel perspektifleri sunmayı amaçlıyor. Her hafta pazar akşamları saat 19:00’da tarihi Elhamra Sahnesi’nde gerçekleştirilen bu etkinlikler, dünya sinemasından ödüllü belgeseller ve yönetmen söyleşilerini içeriyor.

Savaşın Ortasında Bir Varoluş Hikayesi: “Yüreğini Eline Al ve Yürü”

İşte bu ayın en dikkat çekici yapımlarından biri, Sepideh Farsi’nin yönettiği “Yüreğini Eline Al ve Yürü”. 2025 yapımı bu belge film, Fransa, İran ve Filistin ortak yapımı olup, uluslararası festivallerde adından söz ettirmiştir. Chicago ve Atina Film Festivallerinde “En İyi Belgesel” ödülüne layık görülen bu film, Gazze’de yaşayan genç fotoğrafçı Fatima Hassouna’nın yaşamını merkezine alıyor. Film, Fatima’nın görüntülü görüşmeler yoluyla aktarımını yaptığı duygusal anlar, kayıplar ve hayalleri aracılığıyla savaşın ortasında yaşamanın zorluklarını gözler önüne seriyor.

Burada izleyiciler, savaşın ortasında bile umudunu kaybetmeyen ve hayalleri uğruna mücadele eden gençlerin yaşamlarına tanıklık ederken, mücadelenin yalnızca silahlarla sınırlı olmadığını fark edecekler. 12 Nisan akşamı gösterilecek bu belgesel, savaşın gölgesinde var olmanın anlamını derinlemesine sorguluyor.

Deneysel Sinemanın Öne Çıkan Örneği: “Güneşsiz”

Nisan ayının ikinci hafta film seçkisinde, Chris Marker’ın klasikleşmiş eseri “Güneşsiz” (Sans Soleil) yer alıyor. 1982 tarihli bu deneysel film, hafıza, görüntü ve zaman kavramlarını sorgulayan, zaviyeli ve çok katmanlı bir sinema deneyimi sunuyor. Görüntüler ve mektuplar aracılığıyla anlatılan hikâye, izleyiciyi dünyayı yeniden algılamaya ve gerçeklik ile hayal arasındaki sınırları düşünmeye teşvik ediyor.

Marker’in, farklı kültürleri ve toplumsal sorunları kamçılayan anlatımıyla, film bütünlük içinde hafıza ve gerçeklik kavramlarını felsefi bir zeminde ele alıyor. İmkânsızlıkların ve belirsizliklerin iç içe geçtiği bu yapım, yalnızca görsel bir şölen değil; aynı zamanda zihinsel bir yolculuğun anahtarıdır. Bu gösterim, Institut Français iş birliği ile gerçekleştirilecek ve izleyicilere, sinemanın sınırlarını zorlayan deneysel bir atmosfer sunacak.

Örnek Dostluk ve Sanat Anıtı: “Kum Taneleri”

ay boyunca izlenebilecek filmlerden biri de, “Kum Taneleri”. Yönetmen Sarah Gross tarafından, görece yakın zamanda tamamlanan ve 1980’ler sonrası değişen politik ortamların, yaşlı kadınların mizah ve umutla ördükleri dostluk hikayesini anlatan bu film, hem göze hem de zihne hitap eden bir şaheser. Yarım asırlık bağları ve birlikte gelişen hayat mücadelelerini paylaşan Margot ve Barbara’nın hikayesi, uzun ve içten bir anlatımla, geçmişin izlerini günümüzde yeniden keşfetmek isteyenlere ilham kaynağı oluyor.

Gösterimin ardından, yönetmen Sarah Gross ile gerçekleşecek söyleşi, filmin yapım sürecini ve karakterlerin hayatını detaylandırma imkânı sağlayacak. Bu etkinlik, özellikle belgesel ve insan hikâyelerine ilgi duyan izleyicilere hem duygudan hem de anlatımdan oldukça zengin bir deneyim sunacak.

Yaratıcı ve Katmanlı Deneyim: “Kum Taneleri” Atölyesi

Sinema deneyimini sadece izlemekle kalmayıp, kendinizin de yaratıcı katmanlar ekleyebileceğiniz “Katmanlar Oluşturmak: Şekil ve Renk ile Kişisel Hikâyeler” başlıklı atölye, 27 Nisan tarihinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleşiyor. Bu atölye, filmlerden ilham alarak katılımcıların görsel ve dokunsal teknikler aracılığıyla kendi yaşam öykülerini yeniden düzenlemesine olanak tanıyor. Usta yönetmen Sarah Gross’ın rehberliğinde, katılımcılar hem yaratıcı ifade biçimlerini keşfediyor hem de içsel dünyalarını dışarı vurma fırsatı yakalıyor.

Bu atölye, özellikle yaratıcılık ve kendini ifade konusunda ilgi duyan ve yeni teknikler öğrenmek isteyen herkese açıktır. Katılım ücretsiz olmakla birlikte, ön kayıt şarttır ve sınırlı kontenjan nedeniyle hızla dolduruluyor. Bu program, sadece bir atölye değil; aynı zamanda katılımcıların düşüncelerini, hayallerini ve yaşam öykülerini görsel bir dil aracılığıyla paylaşma şansı sunuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Nisan ayı Sinematek programı, hem gündelik yaşamın stresinden uzaklaşmak hem de sanatın gücünü deneyimlemek isteyenlerin vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor. Sinema tutkunlarının kaçırmaması gereken bu etkinlikler, kaliteli ve bilinçli bir sinema okuması yapmayı mümkün kılıyor. Eğer siz de çeşitli kültürel ve sanatsal bakış açılarıyla tanışmak, yeni yönetmenleri ve film stillerini keşfetmek istiyorsanız, bu program sizin için ideal. Sinemayı sadece seyretmekle kalmayıp, yaşamınıza ve düşüncelerinize yeni pencere açacak bu deneyimlere katılmayı ihmal etmeyin!