Batı Nil Virüsü Hakkında Sağlık Bakanlığı’ndan Açıklama
Sağlık Bakanlığı, sivrisineklerden bulaşan Batı Nil virüsü ile ilgili önemli bir açıklama yaptı ve Türkiye’de şimdiye kadar tespit edilen vaka sayısının altı olduğunu duyurdu. Bu açıklamanın ardından, kamuoyunda alınması gereken önlemler, virüsün yayılma riski taşıyan bölgeler ve mevcut vaka sayıları üzerine yoğun tartışmalar başladı.
Uzmanlar, İstanbul’un, göçmen kuşların geçiş rotasında yer alması ve yoğun sivrisinek popülasyonu nedeniyle Batı Nil virüsü açısından riskli bir şehir olduğunu belirtiyor. Özellikle Avcılar, Beylikdüzü, Büyükçekmece, Küçükçekmece ve Ümraniye gibi ilçelerde sivrisinek sayısının arttığına dikkat çeken uzmanlar, bu durumun virüsün yayılma riskini artırabileceğini vurguluyor.
İstanbul’da sivrisinekle mücadele çalışmaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Vektörle Mücadele Bilim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Kurul üyelerinden İBB Sağlık Daire Başkanı Dr. Önder Yüksel Eryiğit, Cumhuriyet gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde Batı Nil virüsü ön tanısı almış 21 kişi bulunduğunu ifade etti. Eryiğit, “Bu hastalar henüz kesin tanı almış vakalar değil, yalnızca ön tanı aşamasındaki vakalardır. Dolayısıyla bu sayıyı vaka sayısı olarak nitelendirmek yanıltıcı olabilir. Bakanlığın verdiği bu rakamın neye dayandığını henüz bilmiyoruz. Ön tanı, ancak bu vakaların virolojik olarak detaylı incelemeleri yapıldıktan sonra kesinleşebilir. Bu 21 kişi, ağustos ayının başından itibaren ön tanı almış veya durumundan şüphelenilmiş kişilerden oluşmaktadır” şeklinde konuştu.
Dr. Eryiğit, İstanbul’da Batı Nil virüsü ile ilgili ciddi bir durum olmadığını belirterek, “Önemli olan, İstanbul’un da dahil olduğu göçmen kuşların göç yollarındaki yerleşimlerin dikkatli bir şekilde izlenmesi ve buradaki gelişmelerin doğru bir şekilde takip edilmesidir. 2018 yılında İstanbul’da bir vaka tespit edilmişti. Ancak şu an için endişe verici bir durum söz konusu değil. Ayrıca şu ana kadar ölümle sonuçlanan bir vaka da yok” dedi. Eryiğit, havaların soğuması ve göçmen kuşların göç hareketlerinin değişmesi ile birlikte virüs tehlikesinin azalabileceğine de dikkat çekti.
‘Şeffaf Paylaşım’
Dr. Eryiğit, Yunanistan örneği üzerinden virüsle ilgili gelişmelerin şeffaf bir şekilde paylaşılmasının önemine dikkat çekerek, “Yunanistan, bu konuda oldukça cesur davrandı ve ölüm sayılarını açıkça paylaştı. Biz de İBB Vektörlerle Mücadele Bilim Kurulu olarak, komşumuz Yunanistan’daki hastalık gelişmelerine dair bu bilgileri gündeme getirmek istedik. İstanbul’da hastalığın ilerleyiş senaryolarına karşı neler yapabileceğimizi ve virüsün yayılmasını nasıl önleyebileceğimizi masaya yatırdık” ifadelerini kullandı.
Avrupa’da Sekiz Can Kaybı
İlk kez 1937 yılında Uganda’nın Batı Nil bölgesinde tespit edilen virüs, Türkiye’de 2010 yılından bu yana görülmektedir. Avrupa Hastalıkları Önleme ve Kontrol Merkezi’ne göre, virüs 2024 yılı itibarıyla dokuz Avrupa ülkesine yayılırken, kıtada tespit edilen en az 70 vaka sonucunda Yunanistan’da beş, İtalya’da iki ve İspanya’da bir kişinin yaşamını yitirdiği bildirilmiştir.
