İzmir’in metro ve tramvay hatlarında görev yapan Hüseyin Öğünç, Cüneyt Mutlu ve Bülent Yılmaz, 2000 yılında başlayan meslek hayatlarını bugün de aynı sorumlulukla sürdürüyor. Çeyrek asrı aşan deneyimleri boyunca milyonlarca yolcuyu taşıyan üç vatman; mesleğe nasıl başladıklarını, raylı sistemlerde yaşanan değişimi ve hafızalarında yer eden olayları anlattı.
İzmir Metrosu’nda 26 yıllık görev
Hüseyin Öğünç, İzmir Metro’nun hizmete girdiği 2000 yılında vatman olarak çalışmaya başladı. Metro hattının inşaatı sürerken güvenlik görevlisi olarak görev yapan Öğünç, vatman kadrosu açılınca başvurdu. Eğitimlerini tamamladıktan sonra tren kullanmaya başlayan Öğünç, aradan geçen 26 yıla rağmen işine duyduğu heyecanın değişmediğini belirtti.
Öğünç için İzmir Metro yalnızca bir iş yeri değil, aynı zamanda ikinci bir ev. İzinli olduğu günlerde bile metroya uğradığını söyleyen deneyimli vatman, mesleğin kendisine uzun süreli dostluklar kazandırdığını ve İzmir’in raylı ulaşımındaki gelişime yakından tanıklık etmesini sağladığını aktardı.
Metrodan tramvaya uzanan bir meslek hayatı
İstanbul Teknik Üniversitesi Raylı Sistemler bölümünden mezun olan Cüneyt Mutlu, 2 Şubat 2000’de İzmir Metro AŞ’de göreve başladı. Eğitimlerin ardından 22 Mayıs 2000’de seferlere çıkan Mutlu, yaklaşık dokuz yıldır Karşıyaka Tramvayı’nda vatmanlık yapıyor. Trenlere duyduğu ilginin meslek seçimini etkilediğini belirten Mutlu, vatmanlığın dikkat ve kontrol gerektirdiğini, ancak severek yapıldığında keyif veren bir iş olduğunu söyledi.
Mutlu’nun unutamadığı günlerden biri, İzmir Metrosu’nun hizmete başladığı ilk gündü. O gün yaklaşık 40 bin yolcu taşınması beklenirken yolcu sayısı 100 bini aştı. Mutlu, ilk seferlerdeki yoğunluğu ve İzmirlilerin metroya gösterdiği ilgiyi meslek hayatının en özel anılarından biri olarak hatırlıyor.
Hızlı müdahale bir yolcunun hayatını kurtardı
Bülent Yılmaz, İzmir Metro’da 25 yıl çalıştıktan sonra Konak Tramvayı’nda görev almaya başladı. Mesleğe bir arkadaşının önerisiyle giren Yılmaz’ın hafızasında, bir yolcunun kalp krizi geçirdiği sırada yaşananlar ayrı bir yer tutuyor. Yolcunun rahatsızlandığını fark edince durumu telsizle Trafik Kontrol Merkezi’ne bildirdi. Acil ekiplerin müdahalesi ve uygulanan kalp masajı sayesinde yolcu hayata döndü.
Yaklaşık 20 yıl metro kullandıktan sonra tramvaya geçen Yılmaz, iki sistemin çalışma koşullarının farklı olduğunu belirtiyor. Tramvay güzergâhlarında sürücüler yayalarla aynı alanı paylaştığı için çevreyi sürekli takip etmek ve olası tehlikelere karşı hızlı davranmak gerekiyor.
Tramvay güzergâhlarında yayalar nelere dikkat etmeli?
Yılmaz, tramvay hatlarında yürüyen yayaların çevrelerini dikkatle kontrol etmelerini öneriyor. Kulaklıkla müzik dinlemek veya cep telefonuna bakarak yürümek, yaklaşan tramvayın fark edilmesini zorlaştırabilir. Raylı sistem güzergâhlarında yürürken dikkat dağınıklığını azaltmak ve tramvay yoluna girmemek, çarpışma riskini önlemeye yardımcı olur.
Hüseyin Öğünç, Cüneyt Mutlu ve Bülent Yılmaz’ın deneyimleri, vatmanlığın yalnızca araç kullanmaktan ibaret olmadığını gösteriyor. Dikkat, yolcu güvenliği, hızlı iletişim ve kent yaşamının ritmini takip etmek, metro ve tramvay seferlerinin güvenli biçimde sürdürülmesinde önemli rol oynuyor.

İlk yorum yapan olun