
19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile AB Komisyonunun Kriz Yönetimi ve İnsani Yardımlardan Sorumlu Üyesi Janez Lenarcic ortak bir yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’de son 10 ay içinde yaşanan insani felaketin boyutları gözler önüne serildi.
Açıklamada, çatışma bölgelerinde insani yardım çalışanlarının kritik rolü vurgulanarak, “Trajik bir şekilde, 2023 yılı insani yardım çalışanları için kayıtlara geçen en ölümcül yıl olmuştur ve 2024’ün de bu üzücü eğilimi sürdüreceği tahmin edilmektedir.” ifadesine yer verildi.
Özellikle yerel insani yardım çalışanlarının, öldürülme, kaçırılma veya yaralanma riski taşıyan en savunmasız gruplardan biri olduğunun altı çizildi. Bu kişilerin korunmasının, uluslararası insancıl hukukun bir yükümlülüğü olduğu vurgulandı. Açıklamanın devamında, “Bazı devletlerin, insancıl hukukun temel normlarına saygısızlık eğilimi gösterdiklerini gözlemliyoruz.” denildi.
AB’nin, görevleri sırasında saldırı gibi risklerle karşılaşan yerel yardım çalışanlarına hukuki yardım ve mali hibeler sağladığına dikkat çekildi. Bu fona yapılan başvuruların çoğunun işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze’den geldiği belirtildi.
Ayrıca, insani yardım çalışanlarının güvenliğinin sağlanması için acil harekete geçilmesi gerektiği ifade edilerek, “Son yıllarda bazı devletlerin, içinde bulundukları çatışmalarda uluslararası insancıl hukukun temel normlarına açıkça saygısızlık etme yönünde yıkıcı bir eğilim gösterdiklerini görmekteyiz. Bu durum, kurallara dayalı uluslararası düzenin temelini oluşturan uluslararası insancıl hukukun savunulması için uluslararası toplumun bir bütün olarak kararlı bir şekilde harekete geçmesini zorunlu kılmaktadır.” şeklinde bir değerlendirme yapıldı.
