Basmane Çukuru’nda Kritik Eşik Aşıldı

İzmir’in merkezi ile Kültürpark arasında sıkışan ve yıllardır atıl durumda kalan Basmane Çukuru için yeni bir döneme girildi. Belediye yönetimi, Ankara ile sürdürdüğü temaslar neticesinde TMSF ile bir prensip anlaşmasına varılmasını sağladı. Yetkililerin onayına sunulan bu uzlaşı, belirsizliğin sona erdiğine dair somut bir işaret olarak kayıtlara geçti. Artık süreç meclise taşınacak ve resmi olarak hayata geçirilebilmesi için gerekli adımlar atılacak.

Uzlaşmada belirlenen formüle göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi yaklaşık %30 hisseyle kültürel altyapıya öncelik veren bir yaklaşım benimseyecek. Kente değer katacak bir kültür merkezi inşası, bölgenin dinamiklerini değiştirecek ana adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Önceden planlarda belediyenin hissesini devretme karşılığında yeni bir belediye hizmet binası yapma fikri gündemdeyken, şimdi öncelik kentin kültürel dokusunu güçlendirmek yönünde netleşti.

TMSF, elindeki yaklaşık %70’lik pay için ticari ve konut odaklı bir ortaklık doğurtacak bir proje geliştirecek. Bu çerçevede inşa edilecek yapılar, iş merkezi ve konut blokları olarak dizayn edilerek bölgenin gece-gündüz aktif bir yaşam alanına dönüştürülmesi hedeflenecek. Böylece Basmane, sadece ticari bir durak değil, sanatı, sosyal yaşamı ve istihdamı bir araya getiren çok yönlü bir merkez olarak konumlanacak.

AVM tartışmalarına ilişkin sorulara Başkan Tugay net yanıtlar verdi. Görüşmelerin hiçbir aşamasında AVM gündeme getirilmediğini belirten Tugay, kamu yararını koruyan bir planla ilerlemenin esas olduğunu vurguladı. “TMSF ile bir ön mutabakat sağlandı ve kurul kararıyla desteklenen bu yol, mevcut şartlarda en adil ve uygulanabilir çözüm olarak görünüyor. Aksi halde süreç uzun yıllar sürebilirdi. Belediyenin haklarını son kuruşa kadar savunmanın tek yolu bu uzlaşıydı,” diye ekledi.

Geçmişten gelen süreci özetleyen tarihsel bağ, Basmane Çukuru’nun bugün nasıl bir dönüşüm geçireceğini öne çıkarıyor. Ermeni Hastanesi’nin kül olduğu 1922 sonrası dönemde başlayan ve otogar olarak kullanılan alan, yıllardır çeşitli projelerin hayata geçirilemeyişine tanık oldu. 1997’den itibaren süregelen hukuki ve planlama çatışmaları, araziyi kent merkezinde bir boşluk olarak bıraktı. Bu gidişatın değişmesi, yeni bir ortaklık ve projenin uygulanabilirliğine bağlı görünüyor. 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın